okuma süresi 3 dk
Casus Belli: lisede başlayan destenin rafa yolu
Bir desteyi rafa taşımak, onu bitirmeye karar vermek demek. Kural, baskı ve QR kılavuz kararları üzerine.

Casus Belli lisede başladı. Kutusu, künyesi ve baskısı sonradan geldi. Bugün elimdeki kutu 74,8 milimetre genişliğinde, 105,5 milimetre yüksekliğinde ve 31 milimetre derinliğinde. Arkasında dört bilgi var: 2–4 oyuncu, 8 yaş ve üstü, 15 dakika, 50 kart. Bu yazıyı, o dört bilgiye nasıl vardığımı kendime hatırlatmak için yazıyorum.
Kuralları kesinleştirmek
Lise yıllarındaki hâliyle Casus Belli benim için oyundan çok bir denemeydi. Kurallar üniversitede son hâlini aldı. Kuralları kesinleştirmek şu demekti: oyun artık ben masada olmadan da oynanabilmeli, kendi kendini anlatabilmeliydi.
Oyunun özü kısa. Eşit başlıyorsunuz ve rakibin ordusunu bitirmeye çalışıyorsunuz. Kartlar masaya kapalı iner, sonra açılır ve özellikleri sırayla işler. Ardından yeni tur başlar. Şans, zekâ ve blöf aynı destede; hangisinin ağır basacağına masadakiler karar veriyor. Kral, Kraliçe, Şaklaban, Kuzeyli ve Köylü destenin tanıdık yüzleri.
Kuralları kesinleştirirken eklemekten çok çıkardım. Her kural bir soru doğurur, her soru da masada bir duraklama demektir. On beş dakikalık bir oyunda uzun duraklamaya yer yok. Bir kuralı anlatmaya iki cümle yetmediğinde, sorunun çoğu zaman cümlede değil kuralın kendisinde olduğunu gördüm.
Bir kez basılan şey
Bir oyunu kendiniz bastığınızda tasarımcı, üretici ve yayıncı aynı kişi oluyor. Casus Belli Türkiye’de tasarlandı, basıldı ve satılıyor; bu üç işin her biri ayrı bir sabır istiyor. Ekranda bir kartı yüz kez değiştirebilirsiniz. Matbaadan çıktıktan sonra değiştiremezsiniz.
Baskının bu kesinliğini en çok kural kitapçığında düşündüm. Kâğıda basılan kural, basıldığı gün donar. Oysa oyun yaşamaya devam eder: insanlar yeni modlar dener, bazı cümleler yanlış anlaşılır, bazı kartlar beklediğimden farklı oynanır. Bu yüzden kutuya QR kodlu bir kılavuz koydum. Baskı bir kez yapılıyor, kılavuz güncellenmeye devam ediyor; aynı baskıya yeni modlar ekleniyor.
Kılavuzun kutudan ayrı yaşaması, kutunun arkasına ne yazacağımı da değiştirdi. Kural anlatmaya yer olmayan küçük bir kart kutusunda arka yüz özet olmak zorunda: oyunun kısa tanıtımı, künyesi ve kılavuza giden kod. Gerisini kutuyu açan öğreniyor.
Küçük bir karar gibi görünüyor ama arkasında bir tavır var. Kutu sabit bir nesne, oyun ise süren bir konuşma. İkisini aynı kâğıda hapsetmek istemedim.
Masadan rafa
Rafa çıkan oyun artık yalnızca benim masamda oynanmıyor. Casus Belli ODTÜ, İTÜ ve Hacettepe dâhil üniversite topluluklarında oynandı. 2023’te DIGIAGE kış kampında da masadaydı. Pazar yerlerindeki ortalaması 4,4. Bu sayıyı övünç değil, geri bildirim olarak okuyorum; puanın yanındaki yorumlar sayıdan daha çok şey söylüyor.
Bir alıcının onu “çantaya atmalık bir oyun” diye anlatması, en sevdiğim cümlelerden biri. Kart kutusunun ölçüsü küçük bir karar gibi görünür. O cümle bana bu kararın yerini bulduğunu söyledi: on beş dakikada kurulup toplanan, yanınızda taşıyabileceğiniz bir nesne.
KOSGEB Ar-Ge desteği ve Yenilikçi Girişimci ödülü işin resmî tarafı. Bunları önemsiyorum ama oyunun ne olduğunu onlar söylemiyor. Bunu, kapalı inen bir kartın açıldığı an söylüyor.
2024’te klasik baskı, 2025’te premium baskı çıktı. İkisinin de kutusu aynı ölçüde; değişen, kutunun elde bıraktığı his. Bir oyunu yeniden basmak onu yeniden tasarlamak değil; aynı kararları bir kez daha, daha dikkatli vermek.
Bugün
Casus Belli’ye baktığımda hâlâ lisedeki desteyi görüyorum; yalnızca kenarları artık düzgün kesilmiş. Belki bir oyunu rafa taşımak da budur: kuralları kesinleştirmek, baskının geri dönüşü olmadığını kabullenmek ve gerisini oyunculara bırakmak. Kutudaki kılavuz güncellendikçe oyun benden biraz daha uzaklaşıyor. Sanırım olması gereken de bu.
Kartlara iş sayfasından bakabilirsiniz. Mağaza lodos.org adresinde.